BM uzmanlarından Trump’ın Gazze barış Planına sert uyarı: “Uluslararası hukuk ihlalleri derinleşebilir”
BM uzmanlarından Trump’ın Gazze planına sert tepki: “Uluslararası hukuku çiğniyor, işgali kalıcılaştırıyor!” 36 uzman, planın Filistin’in kendi kaderini tayin hakkını ortadan kaldırdığını vurguladı.
Birleşmiş Milletler’e bağlı insan hakları ve hukuk uzmanları, ABD destekli Gazze barış planının uluslararası hukuka aykırı uygulamaları kalıcı hale getirme riski taşıdığı konusunda uyarıda bulundu. Orta Doğu’da en çok okunan haber sitelerimden biri olan Middle East Eye’da yayınlanan habere göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın pazartesi günü açıkladığı 20 maddelik ateşkes planı; Gazze’nin silahsızlandırılmasını, uluslararası denetime bağlı geçici bir “teknokrat Filistin komitesi” tarafından yönetilmesini ve bu komiteye Trump’ın başkanlık etmesini öngörüyor. Bu düzenlemenin, Filistin Yönetimi (PA) yönetime hazır hale gelene kadar geçerli olacağı belirtiliyor. Plan henüz Hamas tarafından kabul edilmedi. Birçok Filistinli ise bunu “İsrail apartheid rejiminin ve soykırım düzeninin devamı” olarak nitelendiriyor.
Plana göre kademeli ateşkes, tutuklu takası, silah bırakan Hamas üyelerine af ve güvenli geçiş, uluslararası yardım akışı, ekonomik kalkınma bölgeleri ve İsrail ordusunun yerine ABD destekli bir “Uluslararası İstikrar Gücü” konuşlandırılması öneriliyor. İsrail’e Gazze’yi ilhak etmeme sözü veriliyor ve Filistin’in kendi kaderini tayin hakkına dair belirsiz bir gelecek vaadi sunuluyor.
BM bünyesinden 36 uzman, kalıcı ateşkes, BM gözetiminde insani yardım, hukuksuz tutukluların serbest bırakılması ve zorla yerinden edilme ya da ilhaka karşı taahhütler gibi bazı maddeleri olumlu karşıladığını belirtti. Ancak bu maddelerin zaten uluslararası hukuka göre zorunlu olduğunu, bunların bir barış planına bağlıymış gibi sunulmasının doğru olmadığını vurguladılar.
Uzmanlar sert bir uyarıda bulundu:
Ayrıca planın, uluslararası hukuka ve Uluslararası Adalet Divanı’nın 2024 tarihli görüşüne uygun olup olmadığı konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğu belirtildi. Söz konusu görüş, İsrail’in işgal altındaki topraklardaki varlığının hukuksuz olduğunu ve koşulsuz olarak son bulması gerektiğini teyit etmişti.
BM’den Trump’ın Gazze Planına 15 Sert Suçlama: “Hukuku Reddediyor, İşgali Derinleştiriyor”
Birleşmiş Milletler’in 36 insan hakları ve hukuk uzmanı, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıkladığı Gazze barış planına ilişkin 15 maddelik kapsamlı bir rapor yayımladı.
Raporda, planın uluslararası hukuku çiğnediği, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını fiilen ortadan kaldırdığı ve İsrail işgalini yeni biçimlerde kalıcılaştırdığı belirtildi.
Filistin’in Kendi Kaderini Belirleme Hakkı Şartlara Bağlanıyor
Uzmanlara göre plan, Filistinlilerin bağımsız bir devlet kurma hakkını garanti etmiyor.
Gazze’nin yeniden inşası, Filistin Yönetimi’nin reformu ve İsrail-Filistin diyaloğu gibi dış koşullara bağlanarak Filistin’in siyasi geleceği dış güçlerin eline bırakılıyor.
BM hukukçuları, Uluslararası Adalet Divanı’nın açık hükmünü hatırlattı: “Kendi kaderini tayin hakkı müzakere konusu yapılamaz.”
Gazze’ye Dayatılan Geçici Yönetim Temsili Değil
Plan, Gazze için “geçici geçiş hükümeti” öngörüyor. Ancak bu yapı, Filistin halkını temsil etmiyor; Filistin Yönetimi’ni dışlıyor.
Uzmanlar, meşruiyet ve hesap verebilirlik mekanizmalarının bulunmadığını, ayrıca temsili bir Filistin hükümetine geçiş için hiçbir takvim sunulmadığını vurguladı.
BM Yetkisi Dışında, ABD Kontrolünde Bir Denetim Kurulu
Planın uygulanması, ABD başkanının başkanlık edeceği bir “Barış Kurulu”na bırakılıyor.
Uzmanlara göre bu yapı BM’nin yetkisini by-pass ediyor, şeffaflıktan uzak ve kontrolü İsrail’in müttefiki bir devletin eline veriyor.
Raporda, bunun “sömürgeci yönetim modellerini hatırlattığı ve çok taraflı denetim ilkesiyle bağdaşmadığı” belirtildi.
İşgali Bitirmek Yerine Yabancı Denetim Getiriyor
Gazze’de konuşlanacak “Uluslararası İstikrar Gücü”, Filistin egemenliğini yeniden kurmak yerine ABD öncülüğünde yeni bir askeri vesayet anlamına geliyor.
Uzmanlar, bunun Filistin’in kendi kaderini tayin hakkının ihlali olduğunu ve İsrail işgalinin “derhal, tamamen ve koşulsuz” sona ermesi gerektiğini vurguladı.
İsrail’in Gazze’deki Varlığı Devam Ediyor
Plan, İsrail’e Gazze içinde bir “güvenlik hattı” koruma hakkı tanıyor.
Bu durum, işgalin sadece biçim değiştirerek devam etmesi anlamına geliyor. Uzmanlara göre bu uygulama, uluslararası hukuk açısından kesinlikle kabul edilemez.
Silahsızlandırma Tek Taraflı: Gazze Savunmasız Bırakılıyor
Plan, Gazze’nin süresiz olarak silahsızlandırılmasını şart koşuyor.
İsrail’e benzer hiçbir yükümlülük getirilmemesi, bölgeyi tek taraflı olarak zayıf ve savunmasız hale getiriyor.
Uzmanlar, bunun İsrail’e sınırsız askeri üstünlük sağladığını belirtiyor.
Eşitsiz Radikalleşmeden Arındırma Şartı
Plan, “radikalleşmeden arındırma” yükümlülüğünü yalnızca Gazze’ye getiriyor.
Oysa son yıllarda İsrail siyasetinde Filistin karşıtı, hatta soykırım çağrıları içeren söylemler yoğunlaşmış durumda.
BM uzmanları, bu dengesizliğin “çifte standartlı bir adalet anlayışı” yarattığını vurguladı.
Filistin Topraklarının Parçalanması
Plan, Gazze’yi Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ten ayrı ele alıyor.
Bu yaklaşım, uluslararası hukuka göre tek ve bölünmez kabul edilen Filistin topraklarının birliğini ortadan kaldırıyor.
Uzmanlara göre bu, “Filistin’in toprak bütünlüğünü hedef alan sistematik bir plan.”
Ekonomik Sömürü Riski
Planın öngördüğü “ekonomik kalkınma bölgeleri” ve “özel ekonomi alanları”, Gazze’nin kaynaklarının yabancı ülkeler tarafından sömürülmesine zemin hazırlıyor.
Uzmanlar, bu girişimlerin Filistin ekonomisini bağımsızlaştırmak yerine kalıcı dış bağımlılığa mahkûm edeceği uyarısında bulundu.
Tazminat Yükümlülüğü Yok
İsrail veya destekçi ülkelerin, savaş sırasında verilen zararlardan dolayı Filistinlilere tazminat ödemesi öngörülmüyor.
Uzmanlar, bunun uluslararası hukuka açık aykırılık olduğunu ve “hukuksuz eylemlerin bedelsiz bırakıldığını” ifade etti.
Tutuklulara Eşitsiz Muamele
Plan, tüm İsrailli esirlerin serbest bırakılmasını ama yalnızca bazı Filistinli tutukluların salıverilmesini içeriyor.
Uzmanlara göre bu yaklaşım, eşitlik ve adalet ilkelerine aykırı ve Filistinlilerin “insani birer koz” olarak kullanılmasına yol açıyor.
Cezasız Affın Önü Açılıyor
Hamas üyelerine, işledikleri suçlar ne olursa olsun koşulsuz af getiriliyor.
Bu durum, ağır insan hakları ihlallerinin mağdurlarına adaleti tamamen reddediyor.
Uzmanlar, bu tür afların “gelecekte yeni suçlara davetiye” anlamına geldiğini belirtti.
İsrail Suçlarına Hesap Verilebilirlik Yok
Plan, İsrail’in savaş suçları veya insan hakları ihlalleri konusunda hiçbir hesap verme mekanizması içermiyor.
Ne geçiş dönemi adaleti, ne gerçeğin ortaya çıkarılması, ne de bağımsız basına erişim sağlanıyor.
BM uzmanları: “Hesap verilebilirlik olmadan barış olmaz.”
Temel Konular Görmezden Geliniyor
Plan, çözümün merkezinde olması gereken ana meseleleri tamamen dışarıda bırakıyor:
Batı Şeria’daki yasadışı İsrail yerleşimlerinin kaldırılması,
Tanınmış sınırların oluşturulması,
Filistinli mültecilerin dönüş hakkı,
İsrail’in tazminat sorumluluğu.
Bu eksiklik, barış planını “kağıt üzerindeki bir yanılsamaya” dönüştürüyor.
BM’nin Rolü Yok Sayılıyor
Plan, Birleşmiş Milletler’i ve kurumlarını devre dışı bırakıyor — Genel Kurul, Güvenlik Konseyi ve Filistinli mültecilere yardım eden UNRWA dahil.
Bu durum, sürecin meşruiyetini ortadan kaldırıyor.
Uzmanlar, UAD’nin kararını hatırlattı:
“Filistin’in kendi kaderini tayin hakkına koşul konulamaz. İşgal derhal ve koşulsuz sona ermeli.”
Sonuç: “Barış” Görünümünde Yeni Bir İşgal Rejimi
BM uzmanlarına göre Trump’ın planı, barışı tesis etmek yerine işgali uluslararası meşruiyet kılıfına büründürmeye çalışıyor.
Editör: Umut Sevdi Tangör (u.tangor@bikanal.com)