Lübnan Görüşmelere Açık Olduğunu Açıkladı, İsrail Üst Düzey Hizbullah Komutanını Vurdu

İsrail, Beyrut’un güney banliyölerinde gerçekleştirdiği saldırıda üst düzey bir Hizbullah komutanını öldürdü. Bu saldırı, Lübnan Cumhurbaşkanı’nın ülkenin İsrail’in baskısına boyun eğerek görüşmelere hazır olduğunu açıklamasından yalnızca iki gün sonra yapıldı.
Lübnan Görüşmelere Açık Olduğunu Açıkladı, İsrail Üst Düzey Hizbullah Komutanını Vurdu
KAYNAK : Al Jazeera English
GİRİŞ : 24.11.2025 07.49
GÜNCELLEME : 25.07.2026 15.40

İSRAİL’İN BEYRUT SALDIRISI LÜBNAN’IN GÖRÜŞME KARARINDAN SADECE İKİ GÜN SONRA GERÇEKLEŞTİ

Hizbullah, Genelkurmay başkanı Haytham Ali Tabtabai’nin saldırıda hayatını kaybeden beş kişi arasında olduğunu ve yirmi sekiz kişinin yaralandığını duyurdu. Saldırı, Beyrut’un Haret Hreik semtinde gerçekleşti.

İsrailli yetkililer ve medya, son haftalarda Lübnan’a yönelik yeni bir tırmanış uyarısı yaparak Hizbullah’ın yeniden toparlandığını ve silahlandığını öne sürdü. Bu süreçte Lübnan hükümeti, başlıca destekçisi olan ABD’nin baskısı altında kalarak Hizbullah’ın silahsızlandırılması için daha hızlı hareket etmesi ve İsrail ile doğrudan görüşmelere başlaması yönünde çağrılar aldı.

İSRAİL’İN ASKERİ ÜSTÜNLÜĞÜ

Lübnan liderliği, ülkede tartışmalı bir konu olmasına rağmen uzun süredir İsrail’le dolaylı görüşmeler yapılması için bastırıyordu. Saldırıdan yalnızca iki gün önce Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, devletin Birleşmiş Milletler, ABD veya ortak bir uluslararası arabuluculuk altında görüşmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Aoun, ülkesinin daimi bir sınır güvenliği çerçevesi oluşturacak bir anlaşmaya açık olduğunu belirtti. Ancak uzmanlara göre İsrail’in artan saldırıları, müzakere niyetinde olmadığını gösteriyor.

Atlantik Konseyi’nden Nicholas Blanford, İsrail’in şu anda askeri açıdan üstün konumda olduğunu ve ciddi bir müzakere isteği göstermediğini söyledi. Blanford, İsrail’in günlük olarak Hizbullah hedeflerine saldırmaya devam ettiğini ve Lübnan’ın mevcut koşullar altında elinden geleni yapmasına rağmen İsrail tarafında istekli bir muhatap bulunmadığını vurguladı.

ATEŞKES SONRASI ARTIŞ GÖSTEREN SALDIRILAR

Görünürdeki ateşkese rağmen İsrail, son günlerde Lübnan’ın güneyi ve Bekaa Vadisi’ne yönelik saldırılarını artırdı. İsrail’in geçen hafta ülkenin en büyük Filistin mülteci kampına düzenlediği saldırıda çoğu çocuk olmak üzere en az on üç kişi öldü. Bu, geçen yıl ilan edilen ateşkesten beri tek saldırıda kaydedilen en yüksek can kaybı oldu.

Birleşmiş Milletler’e göre İsrail, ateşkesten bu yana Lübnan’da üç yüzü aşkın kişiyi öldürdü. Bunlar arasında yaklaşık yüz yirmi yedi sivil bulunuyor. İsrail ayrıca ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’ın güneyinde en az beş noktayı işgal etmeyi sürdürüyor.

Lübnanlı gazeteci Kassem Kassir, İsrail’in şu aşamada müzakereye ilgi göstermediğini, amacının Hizbullah’ı tamamen ortadan kaldırmak veya Lübnan ordusunu grupla çatışmaya sürüklemek olduğunu söyledi.

İYİ NİYET GÖSTERİSİ ÇAĞRILARI

Tabtabai’nin öldürülmesi, ateşkes sürecinde İsrail’in hedef aldığı en üst düzey Hizbullah mensubu oldu. Saldırı, Papa 14 Leo’nun planlanan Lübnan ziyareti öncesine ve ülkenin 82’nci bağımsızlık gününden sonraya denk geldi.

ABD ve İsrail, Lübnan’ın Hizbullah’ı daha hızlı silahsızlandırmaması halinde gerilimin artacağı uyarısında bulundu. Lübnan hükümeti ağustosta Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve grubun askeri kapasitesinin devlet kontrolüne alınmasını öngören planı onaylamıştı. Ancak bu konuda ilerleme sağlanamadığı gerekçesiyle hem Washington hem Tel Aviv’den eleştiriler geldi.

Uluslararası Kriz Grubu’ndan David Wood, İsrail’in müzakerelere gerçekten girmek istiyorsa iyi niyet göstermesi gerektiğini, bunun da saldırıları azaltmak veya güneydeki bazı noktalardan çekilmekle mümkün olacağını söyledi. Wood, bunun uzlaşı zemini oluşturabileceğini belirtti.

HİZBULLAH’IN ÖNÜNDEKİ SEÇENEKLER

Geçen kasımda ilan edilen ateşkesten bu yana Hizbullah, İsrail’e yalnızca bir kez karşılık verdi. Yeni genel sekreter Naim Kassem’in liderliğinde örgüt büyük ölçüde itidalli davrandı. Ancak Lübnan’da, Hizbullah’ın yakın zamanda stratejisini değiştirebileceğine dair endişeler dile getiriliyor.

Blanford, ülkede İsrail’e karşı misilleme talebinin güçlü olduğunu ancak Hizbullah’ın bunun sonuçlarını bildiğini söyledi. Uzmanlar, örgütün misillemede bulunması halinde İsrail’in tırmanışı artıracağını ve bunun Lübnan’da hiç kimse tarafından memnuniyetle karşılanmayacağını belirtiyor.

İsrail’in askeri üstünlüğü ve ABD desteği, Hizbullah’ın ve Lübnan devletinin seçeneklerini sınırlıyor. İsrail ile müzakereler ve Hizbullah’ın silahsızlandırılması konusu ülke içinde derin bir ayrışmaya neden oluyor. 

Analistlere göre halkın önemli bir kesimi doğrudan müzakerelere ciddi şekilde karşı çıkıyor ancak hükümet, 2022’deki deniz sınırı anlaşmasına benzer biçimde dolaylı görüşmelere açık olduğunu ifade etti.

Lübnan’da Hizbullah destekçileri dahil birçok kişi, İsrail’in güney Lübnan’dan askerlerini çekmesi ve sınırın net şekilde belirlenmesi fikrine sıcak bakıyor. Çok az kişi yeni bir çatışmayı destekliyor ve diplomasi, daha olası bir seçenek olarak görülüyor.

İSRAİL’İN ANLAŞMALARA UYUP UYMADIĞI TARTIŞMASI

Uzmanlara göre diplomatik bir çözümün mümkün olması için İsrail’in yaptığı anlaşmalara uyması gerekiyor. Bunun içinde daha önce defalarca ihlal ettiği ateşkes anlaşmaları da var.

Wood, ateşkesten bu yana İsrail’in sözlerinden çok eylemleriyle konuştuğunu belirtiyor. Müzakerelere karşı çıkanlar ise İsrail’in Lübnan, Suriye ve Gazze’deki davranışlarını örnek göstererek, İsrail’in kendi yaptığı anlaşmalara bile sadık kalmadığını savunuyor.

Son görüntülerde, salı günkü İsrail saldırısında yıkılan Filistin mülteci kampının enkazında paramediklerin insan kalıntılarını aradığı görülüyor.


Editör: Umut Sevdi Tangör (u.tangor@bikanal.com)