Haftalarca Denizde: Ölüm, Doğum, Hastalık ! Felaket Büyüyor
2019’dan bu yana Queen Hind’den Gulf Livestock 1’e, Al Badri 1’den MV Bahijah’a kadar birçok canlı hayvan gemisi battı, reddedildi veya haftalarca denizde mahsur kaldı. Bu facialarda on binlerce hayvan boğularak ya da hastalık, açlık ve susuzluk nedeniyle öldü. Türkiye ve Akdeniz hattındaki krizlerde gemiler giriş izni alamadı ve geri gönderildi; hayvanlar çoğu zaman toplu şekilde öldürüldü. 2024 ve 2025 olayları ise riskin azalmadığını, aksine büyüdüğünü gösteriyor.
SPIRİDON II GEMİSİNDE ÇİLENİN ÖYKÜSÜ: 3 BİNİN ÜZERİNDE İNEK DENİZDE MAHSUR
Gemi Uruguay’dan Çıktı, Türkiye’ye Geldi — Ancak Boşaltmaya İzin Verilmedi
2025’in Eylül ayında Uruguay’dan hareket eden “Spiridon II”, üzerinde 2.901 sığırla Türkiye’ye yöneldi. Ancak Türkiye’ye varışta hayvanların kimlik/küpeleriyle ilgili iddia edilen eksiklik ve evrak sorunları nedeniyle geminin limana yanaşması engellendi. Bu nedenle sığırlar, açıkta demirleyerek haftalar boyu denizde bekledi.
Haftalarca Denizde: Ölüm, Doğum, Hastalık — Felaket Büyüyor
Uluslararası hayvan refahı kuruluşlarının raporlarına göre gemideki sığırların durumu dramatikti: En az 58 inek hayatını kaybetti. Yaklaşık 140 gebe inek ya doğum yaptı ya da düşük yaşadı. Gemide saptanan yaklaşık 50 buzağı vardı; geriye kalan 90 buzağının akıbeti ise belirsizliğini koruyor. Çürüyen hayvan kadavraları gemide kalmaya devam ediyor — bu da hijyen, hastalık ve salgın riski oluşturuyor.
Yaşananlar, deniz taşımacılığı altında hayvan refahı standartlarının tamamının çiğnendiğini gösteriyor: Aşırı kalabalık, yetersiz havalandırma, gıda-su sıkıntısı, hijyen eksikliği, stres, açlık, susuzluk ve hastalık — bu koşullar içinde canlı hayvan taşımacılığının “insanî” olması mümkün değil.
Gemi Geri Dönmeye Zorlandı — Ancak Sıkıntı Bitmiş Değil
Teklif edilen boşaltma izni verilmeyince, gemi 2025 Kasım ortasında rotasını Uruguay’a çevirdi. Ancak bu dönüş yolculuğu da onlarca günlük deniz yolculuğu, azalan su-yem stokları ve hayvanlar üzerinde artan baskı anlamına geliyor. Uzmanlara göre, bu şartlarda kurtulan hayvanların bile hayatta kalması oldukça zor.
Bu olay, yalnızca tek bir geminin trajedisi değil; küresel canlı hayvan ihracat sisteminin yapısal bir çöküşünün göstergesi. Birçok uzman, benzer felaketlerin tekrar yaşanmaması ve sorumlu uygulamaların terk edilmesi çağrısı yapıyor.
CANLI HAYVAN İHRACATI SİSTEMİ KRİTİK NOKTADA: “BU BİR İSTİSMARDIR”
Hayvanların hissettiği acı, stres ve korku bilimsel olarak kanıtlanmış gerçekler. Ancak canlı hayvan taşımacılığı gemileri — genellikle hayvan refahı dikkate alınmadan dönüştürülmüş — bu canlıların doğal davranışlarını bile sergilemeyi olanaksız kılıyor. Bu gerçek, Spiridon II faciasıyla bir kez daha açığa çıktı.
Yetkililer, bu tür taşımacılığı sonlandırmazsa benzer trajediler kaçınılmaz. Birçok ülke — örneğin İngiltere 2024’te, Avustralya ise koyun ihracatını bitirme kararı aldı — artık bu gerçeği kabul etmiş durumda.
NE DEĞİŞMELİ? ALTERNATİF ÇÖZÜM VE ULUSLARARASI ÇAĞRI
- Canlı hayvan taşımacılığı yerine et, karkas veya embriyo/ sperma taşımacılığı gibi daha insancıl alternatiflere yönelmek.
- Uluslararası deniz taşımacılığı standartlarının — özellikle hayvan refahı açısından — ciddi biçimde düzenlenmesi.
- Hayvan refahı savunucularının çağrısıyla hükümetlerin canlı hayvan ihracatını tamamen sona erdirme kararı alması.
Bu önlemler, denizde ölüme terk edilen binlerce canlının çilesini sonlandırabilir. Spiridon II olayı, canlı hayvan taşımacılığının bir “kaza” değil, sistemik bir ihmal ve acımasızlık olduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.
GEÇMİŞTE YAŞANAN CANLI HAYVAN GEMİ FACİALARI
Son yıllarda dünya denizleri, canlı hayvan taşıyan gemilerin art arda yaşadığı büyük felaketlere sahne oldu. 2019’da Romanya’dan Suudi Arabistan’a giden Queen Hind gemisi Karadeniz’de alabora olarak 14.600 koyunun ölümüne yol açtı. 2020’de Yeni Zelanda’dan Çin’e gitmekte olan Gulf Livestock 1, Tayfun Maysak sırasında battı; gemideki 5.867 sığır ve 43 kişilik mürettebatın 41’i hayatını kaybetti. Bu iki olay, canlı hayvan taşımacılığının risk seviyesini küresel gündeme taşıdı.
2021 yılı ise, Akdeniz’de ve Süveyş Kanalı çevresinde büyük krizlerin yaşandığı bir döneme dönüştü. İspanya’dan çıkan iki gemi, Karim Allah (895 dana) ve Elbeik (1.600 İspanyol dana), Türkiye’nin giriş izni vermemesi üzerine aylarca denizde dolaşmak zorunda kaldı; her iki gemi İspanya’ya geri döndüğünde hayvanlar toplu olarak öldürüldü. Aynı yıl Süveyş Kanalı’nın tıkanması nedeniyle 23 canlı hayvan gemisi haftalarca beklemek zorunda kaldı; pek çok gemide hayvanlar zaten üç haftayı aşan süre boyunca denizdeydi.
2022 ve 2024 yıllarında da benzer trajediler sürdü. 2022’de Sudan’ın Kızıldeniz limanında aşırı yük nedeniyle Al Badri 1 battı ve 15.800 koyun boğularak öldü. Yine aynı yıl Nader-A gemisi 800 genç boğayla Cezayir’e girişte reddedildi ve geri döndüğünde hayvanlar öldürüldü. 2024’te ise MV Bahijah, Avustralya açıklarında 16.000 hayvanla günlerce mahsur kaldı; Al Kuwait gemisinde ise Brezilya’dan gelen 19.000 sığır, Cape Town’da korkunç koşullarda tespit edildi. Tüm bu örnekler, canlı hayvan taşımacılığının tehlikeli ve sürdürülemez yapısını gözler önüne seriyor.
Editör: Umut Sevdi Tangör (u.tangor@bikanal.com)
En Çok Okunanlar
Nesine 2.Lig ve 3.Lig karşılaşmaları Bi Kanal'da
Bi Kanal Türksat'ta kaçıncı kanalda?
Sıfır TV yayın akışı! Sıfır TV canlı izle
Bursaspor - Muş Spor Kulübü maçı canlı izle!
Altay - Karşıyaka canlı izle!
Yerli yapay zeka Kumru AI kullanılma sunuldu!
Ceren Arslan, Türkiye'yi temsil edecek